Master Cleanse son dans; açlık, baş dönmesi ve alınan ders…


Herkese merhaba!

Takip ettiğiniz gibi en son Master Cleanse adındaki (aslında adı aşırı sağlıksız bır açlık grevi olsa daha yerinde olurmuş…) bir detox’a sarmıştım.

Master Cleanse macerama 3. gününde son vereceğim yani yarın. Bu süre içersinde deneyimlerimi sizlerle paylaşayım.

Öncelikle, bırakma sebeplerimden bahsedeyim; DEĞMEZ! (şaka yapıyorum okumaya devam ederseniz göreceksiniz)

  • Açlık ve limon gerçekten sinir bozucu. Baharatlı bir limonata dışında hiç bir çiğneme aktivitesinde bulunmamak insanı ciddi anlamda yıpratıyor. Eğer bunu yapmamı gerektiren ciddi medikal bir durumum yoksa bir daha asla Juice Fast yani meyve suyu detoksu denemeyeceğim. En azından yapsam bile içersinde limon olmayacak… Diş minelerime de yazık… (yazar bu esnada ilerki dönemlerde başka bir detox deneyebileceğinin sinyallerini veriyor…)
  • Salt water flush gerçekten cehennem azabı, başaçıkılabiliyor ama ne kadar sağlıklı bilemiyorum. Kronik kabızlığı asla olmayan biri için bence hiç gerek yok. Ayrıca 2 çay kaşığı tuzu 1 litre su ile bomboş mideye tek dikişte içmek gerçekten bana canım böbreklerimi ne kadar zorladığımı düşündürtüyor. Günlük almam gereken miktarın kat be katını tek seferde almak, üstüne içerken bol bol öğürme refleksi yaşamak ve 2 saat tuvaletten çıkamamak vücudumun bunu istemediğini söyleme biçimi sanırım.
  • Doktor bey kolumu kaldıracak halim yok. Bu detoksta cidden halsizlik büyük mesele. Dayanılmayacak kadar aç hissetmiyorsunuz onun garantisini verebilirim. Ben bile 3 gün dayandıysam cidden akçaağaç şurubu ve limon yeterli enerjiyi ve doygunluğu sağlıyordur. Fakat sanıyorum ki yine kısıtlanmanın ve yoksunluğun getirdiği psikolojik memnuniyetsizlik insana sürekli kanepenin bir köşesine devrilmesini söylüyor. Sanırım bu detox aslında depresyon.
  • Hanımlar dikkat, tansiyon düşüklüğü ve baş dönmesi ayağınıza geldi. Kolay kolay tansiyonu düşmeyen biriyim, bu detoksa başlarken kendime güvenimin bu kadar yüksek olmasının sebeplerinden biri de bu. Ancak bugün dışarı çıkacakken gerçekten bana bir bayılma geldi. Bayılmadım ancak gözümün önünde şimşekler çaktı desem yeridir.
  • Koku alma duyumda bi sıkıntı mı var? Bütün gün değişik değişik, iyi ve kötü kokular almaya başladım. Muhtemelen normalde tükettiğim besinleri tüketmemekten gelen bir yoksunluk durumu sebebi ile oldu bu. Ancak apartmanda soğan kavrulurken bana ayak kokuyormuş gibi gelmesi psikolojim tarafından hoş karşılanmadı. Çok mide bulandırıcı bir durum. Temiz havada kısır kokusu alabilmem ise gerçekten aç olduğumun bir göstergesiydi sanıyorum, şayet o da hoş değildi…
  • Hoşgeldin migren bebek! Bu allahın belası detoks migreniniz varsa onu çok güzel tetikliyor. En zor kısımlarından biri bu.
  • Sigarayı bırakamadım anne. Evet planladığım gibi sigarayı bırakamadım. Sigarayı bırakamamışken asidik ve şekerli limon suyundan başka bir şey girmeyen mideme sigara içirtmek beni biraz korkuttu. (şekerli şeylerle tüketilen sigara ve etkilerini araştırın, hoş şeyler bulmayacaksınız.)
  • Yemek yapma özgürlüğünü özledim. Buzdolabını özledim… Hayatımı özledim… Gerçekten yemek yapmayı çok seven biriyseniz 2. günden sonra tadınız kaçmaya başlayacak. Oyalanacak bir ton işiniz olsa da aklınız sürekli yemekte olacağı için hiç bir şeye odaklanamıyorsunuz. (tuvalet hariç, çünkü zaten sürekli ordasınız!)

Evet gerçekten yapılmasını fiziksel ve psikolojik sağlığınız adına tavsiye etmiyorum. Benim yaptığım gibi 3 günlüğüne denemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Neden mi? Şöyle ki bu kısa süren detoksun bana çok faydası olan konular da var;

  • Bana marul ve elma verin! Detoksta yaşadığım açlık gurultuları süresince canım sadece sağlıklı şeyler çekti. Tamam kabul ediyorum ilk günü erkek arkadaşımın ısıttığı pizzanın kokusunu alabilmek için balkonda yemesine izin vermemiş olabilirim ancak gerçekten canım en çok elma ve yeşillik çekti.

Doktorların söylediğine göre, bu tarz perhiz ve rejimlerde canınız fast food, abur cubur gibi şeyler çekiyorsa bu açlık değil ‘craving’ yani can çekmesi, sağlıklı besinler çekiyorsa gerçek acıkma yaşadığınızın göstergesiymiş. Bu da bana gerçekten açlıkla mücadele ettiğimi söylüyor sanırım.

  • Coca cola yerine ayran alayım, varsa yeşil çay… Hayatımda ilk defa canım cidden kola istemiyor. Bilen bilir, çok fazla su tükettiğim doğru ama bunun yanında gerçekten çok fazla kola tüketiyordum, çok fazla demeyelim de her gün bir 33lük kola zero içtiğim oluyordu. Sigara dışında tek sabit sağlıksız tüketimim kolaydı yani. Ve gerçekten 3 gündür kola aklımın ucundan geçmiyor. Sanırım iyi bir sınırlama getirmeme ön ayak oldu. Bu konuda çok mutluyum.
  • Vejeteryan olmak mı, aslında neden olmasın… Benim sağlıklı bulduğum beslenme stili çok fazla olmamak şartıyla et proteini de içeriyor. Ancak asla az ete okey diyebilen biri olmadım ve tahıl ve bakliyat ürünlerini gözardı ettim. 3 gündür sıfır hayvansal protein tüketim yaptım ve hiç et aramadım. Sanırım Et proteini alımımı azaltmada da başarı sağlayacağım
  • Domates, biber, badılcan… Allah nazarlardan saklasın canım sürekli sebze meyve çekiyor. Bu şekilde tüketim sağlamaya devam edeceğim sanırım. Kolon temizlemekse bu işin beslenerek yapılanı da var arkadaş, yarım tabak taze fasülye bu işin müdürü.
  • Ne yiyeceğim sorunsalı… Kilo almanın en önemli sorunlarından birinin yanlış düşünme şekli olduğunu bana çok iyi öğretti bu detoks. 3 günlük açlık bana aslında hafif besinler, lif kaynağı bol sebze ve meyveler yiyerek kilo vermenin çok daha lezzetli ve çok daha az stresli olduğunu hatırlattı. Ayrıca bu 3 günlük açlık süresince o kadar sinirim bozuldu ki, onca kıvranmayı bir kenara atıp sağlıksız beslenmek şu an için aklımın ucundan bile geçmiyor.

Özetlemek gerekirse bu detox bana nasıl beslenmem gerektiğini ve iyi ürünler tüketmenin ne kadar keyifli bir iş olduğunu hatırlattı. Çok pişmanım bunu çıkaranın allah belasını versin demeyeceğim çünkü suçumu düşündüren bir ceza gibi aklımı başıma getirdi.

Şimdi kendime müthiş bir beslenme listesi oluşturdum, liste demeyelim çünkü lif oranı ve besin değerleri vitamin, mineral ve iyi protein bazında iyi besinler seçip biraz kalori bazında bir diyete gireceğim, ve umut ediyorum ki bu beslenmeyi uzun süre sürdüreceğim.

Merak edenler olacaktır bu detox esnasında kaç kilo verdiğimi, verilen kilo çok bir şey ifade etmesin çünkü aslen verilen kilo su.

2 kilo vermiş görünüyorum.

Kas oranımın da kaybolmasından korkmam da bu detoxu kısa vadeli yapmamın sebeplerinden biri bu arada.

5 kilo vereceğim diye kan ter içersinde kalarak koştuğum kilometrelerce yol ile kazandığım kaslarımı ziyan edemeyeceğim Stanley Burroughs kusura bakmasın. (master cleanse’in yaratıcısı) Unutmayın ki kas oranınız ne kadar çoksa bazal metabolizmanızda yaktığınız kalori miktarı o kadar yüksek olur. Kanepede otururken bile yaktığınız stabil kaloriler yani.

Bu günlük söyleyeceklerim bu kadar. Yarın yeni bir yazıda karar verdiğim beslenme stilinden bahsedeceğim. Aklınızda herhangi bir soru varsa yorum yapmaktan çekinmeyin.

Öpüyoro.

Berrak

Master Cleanse son dans; açlık, baş dönmesi ve alınan ders…” üzerine 2 yorum

  1. Merhaba Berrak. Süreci merakla takip ediyordum. Ilk olarak bu işe 3. gunde son vermene cok sevindim. Dogru karar. Ilk basladiginda yorum yapmadım cunku motivasyonunu bozmak ve hevesini kaçırmak istemedim. E madem bu macera sona erdi ben de kendi deneyimimi seninle paylaşayım izninle. Bundan bir kac yıl once Lipotrim denen kahrolasi programa basladim. Eczaneden temin ediyorsun, başlamadan bazi testlerden falan geciyorsun. Benimki limonata degil milkshake gibi bir içecekti. Her gun 3 adet sachet 200ml temiz su ile karıştırıp iciyorsun. Ayrıca gunde 2lt su içmen şart. Bunun haricinde sadece siyah çay ve kahve icebiliyorsun. Bu milkshake’lerde vücudumun ihtiyacı olan tum vitamin ve minareler fazlasıyla vardı. Yani normal sartlarda beslendiğinde aldığından daha fazlası. Haftalık olarak eczaneden temin ediyordum -ki hic ucuz bir sey de degil. Ilk 3 gun cehennem azabı şeklinde gecti. Bas ağrısının şiddeti inanilmaz boyutlardaydi. Cok su tükettiğim icin surekli tuvalete gidiyordum ama aynı zamanda kabizlikla bas etmek zorundaydim. 1 hafta sonunda icimde kalan son “atıklar” da gidince milkshake’lere alışmıştım (midem o kadar boştu ki gaz bile cikarmiyordum). Ve bu sekilde tam 3 ay geçirdim! Simdi baktığımda psikopatliktan başka bir sey değilmiş yaptigim. Tabi ki 3 ayda inanilmaz kilo verdim (25kg civari). Shake’lerle isin bitince maintenance denen programa basliyorsun ve vucudunu yavas yavas tekrar yemeklerle tanıştırıyorsun. Dogal olarak bu programda bir kac kg geri aldım. Bu program da bitince normal hayatına geri donebiliyorsun. Ben de oyle yaptim. 3 ay boyunca milkshake’le yasadigim icin benim de canım hep daha cok saglikli seyler çekmişti. Salata, sebze yemekleri, vs. Ne kadar dikkat edersem edeyim 15kg zaman icerisinde geri aldim. Ustelik cok garip bir sekilde. Göbek ve karın bölgemde toplandı hepsi. Bu dediklerim 4 yıl once oldu. Daha sonrasında diyetisyen yardımıyla saglikli bir sekilde kilo verdim tekrar. Cok uzattım biliyorum ama bugun 3. gunde bıraktığını gorunce valla ben bile cok rahatladim. Sonucta içtiklerimiz farklı olsa da aynı mantığa dayaniyor. Ne kadar kilolu olursa olsun kimse kendine bu eziyeti cektirmemeli.
    Sevgiler

    Beğen

    • Hiç uzunluğundan sıkılmadım aksine çok güzel bir yorum olmuş. Bu detoxa başlarken insanlar Yap-Yapma diyenler olarak ikiye bölündü. Ben ikisine de katılmadım. Zaten uzun soluklu olmayacağını biliyordum. biraz aklım başıma gelsin ve düzenime geri döneyim diye yapıyordum. Söylediklerinde çok haklısın, gerçek bir eziyetti bu.

      Beğen

yorumunu paylas!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s