Başarılı dövme sanatçısı Can Gürgül ile dövme hakkında her şey…


Merhaba herkese,

Bugün sizle geçen hafta Can ile yaptığım röportajı yazayım dedim, şimdiye kadar ask.fm’de en çok sorulardan biri olan dövme meselesini merak eden çok kişi varmış. Hay hay dedim tabii ki yazalım, Can da mutlulukla kabul etti saolsun. Zaten sıklıkla ziyaret ettiğim bir arkadaşım olduğu için röportaj da epey güleç geçti.

Can Gürgül – Tattoos, with passion from Burçin Esin on Vimeo.


1) Kaç yıldır dövme yapıyorsun ve nasıl başladın dövme yapmaya?

Can: 2006 yılında başladım, 8 sene oldu. Dövmeye ilgim İzmir’de bir dövmeciye gidip dövme yaptırmak istememle başladı. Kıbrıs şehitleri Caddesinde bir dövmeciye gitmiştim, kolumun iç tarafına bi kırlangıç dövmesi yaptırmak istemiştim o zamanki sınırlı vizyonumla…

Berrak: Teşekkürler Can………..(gülüşmeler..(yazarın da kırlangıç dövmesi var….))

Can: Adam bana bir kaç tane hazır katalog dövmesi gösterip üstüne çok yüksek bi fiyat vermişti, hatta şu an bile hatırı sayılır bir rakam. Ben çok irite olmuştum, bu bu kadar zor olmasa gerek diye düşündüm. Güzel sanatlar 2. sınıftaydım, yani gösterdiği işlerin kalitesiz olduğunu anlayacak vizyona sahiptim işin doğrusu ama tasarım anlamında çok bilgim yoktu yani ne yaptırabileceğimle ilgili. O yüzden çok sıradan bi tasarımla gitmiştim adama. Gösterdiği çizimle verdiği fiyata çok kızıp sanki bir resim tekniği gibi düşünerek gidip o zamanki imkanlarla ilk dövme makinamı almıştım çin malı. Herkesin başladığı gibi…

Daha makinayı nasıl kuracağımı bile bilmiyordum, youtube’dan bakarak kurmaya çalışmıştım ki öyle çok tutorial vidyosu falan da yoktu, bakıp da kurmuştum ve kendime ilk dövmemi yapmıştım.Featured image

2) İlk dövmen neydi peki, hem ilk yaptığın hem de ilk yaptırdığın oluyor sanırım o halde

Can: Denizci bir kadın yutmuş kalamar dövmesi var üst bacağımda, oydu.

Berrak: Oo çok kalın görünüyor lineları.

Can: Makineyi nasıl kuracağımı bilmediğim için iğneyi baya bir dışarı çıkartmışım, nasıl dayandıysam acısına baya derine, dermis dokusunun bir kaç katman daha altına kadar geçti mürekkep sanıyorum.

Berrak:  (allah korusun tabii) Ciddi misin? Sen öldüğünde bile kalacak sanırım bedenin yok olana kadar.

Can: Hahah evet muhtemelen, aynen. Cüzdan yaptıracağım bunları verip. (derisinden bahsediyor, mm çok hoş)

Berrak: Öyle bi korku filmi vardı sanki, neyse konumuz bu değil…

(gülüşmeler……..)

Damla: Müthiş ya ortam hahah.

Featured image

3) Peki yapmayı en çok sevdiğin tarz ve figürler neler, kişisel favorilerin?

benim tarzım neotraditional aslında, o yüzden çok seviyorum tabii kullanılabilecek bir sürü konsept var, ancak nacizane benim uzmanlaştığım ve yapmaktan keyif aldığım tarz karakterize edilmiş hayvanlar, insan postüründe hayvan büstleri ve portreleri, realistik çalışmaları da çok seviyorum, hyper realistic mesela. Deriden çatlak oluşmuş da göz çıkmış gibi şeyler değil tabii, daha 3d şeyleri seviyorum. Bu wannabe marmaris dövmecisi tadında değil de gerçekten üç boyutlu görünen dövmeler yapmak hoşuma gidiyor.

Featured image

Featured image

4) Bir diğer sorum şu, insanlar genelde dövme yapmaktan korkuyor pişman olma endişesiyle, ilk kez dövme yaptıracak ancak pişman olmaktan korkan birine ne gibi tavsiyeler verirsin? Nasıl bir dövme ile başlangıç yapmalarını önerirsin?

Bununla doğru orantılı olan şey insanın yaşı ve oturmuş bir vizyon bana göre, doğru dövmeyi seçmek, olmuyorsa doğru dövmeciyi seçmekle çözülebilecek bir problem. İyi araştırılıp seçilmiş bir dövme sanatçısı yol gösterecektir dövme yaptırmak isteyen kimseye. İstediği tasarımdan pişman olabileceğini söyleyebilmek dövme sanatçısının prensiplerine kalmış bir şey. Bu tabii ki artistik açının dışında, dövme sanatçısının iyi seçilmesinin önemini belli ediyor. Dövme sanatçısının ‘Ben bunu çok ısrarcı olsanız da yapmayacağım’ diyebiliyor olması gerek bazı durumlarda. Kitsch oluyor dövmeler semboller tekrarlandığı zaman, herkes yaptırdığında, buna benzer dövmeleri tabii ki de çok istenirse yaparım ancak daha özel bir tasarım olması çok daha sağlıklı oluyor iki taraf için de. Kişiye özel bir şey yapmak isterim, yeterli vizyona sahip değilse yol gösterip bilgilendirmek isterim. Biraz dövmeciye güvenmek gerekiyor. Featured image

5) Bununla alakalı bir sorum var mesela, Türk toplumunda dövme cilte yapılan ve çıkmayan bir desen olarak biliniyor, halbuki dövme kişiye özel tasarlanması gereken, internetten indirilen görsellerin direkt kopyalanmasından ziyade kişiye bir anlam ifade edecek, tabii illa ki bir hikayesi olmasına gerek yok, kendisinin beğenisiyle vücudunda taşımak isteyeceği özel bir desendir. 

Bir şeyi üstünde emek harcanması gerektiğini düşünüyorum, bir şeye ne kadar kolay erişirsen anlamı o kadar sığlaşır. Yapan için de taşıyan için de ne kadar anlamı olursa estetik açıdan da o kadar başarılı olduğuna inanıyorum.Featured image

6) Peki acı var mı acı? En çok acıyan bölgelerden bahsedelim, bir de kadınlar mı daha dayanıklı oluyor erkekler mi?

Fizyolojik olarak kadınlar daha dayanıklı, tabii buna kesin olarak bilimsel bir sonuç veremem ancak sizin genleriniz daha yatkın acıya, doğurganlık durumu sebebiyle acı eşiğiniz daha yüksek diye düşünüyorum. Erkekler biraz daha hassas acı konusunda, ama çok dayanıklı erkekler ve çok acı çeken kadınlar da gördüm. Bu aslında öyle bir şey ki, sterotip getirmek istersen ülkeden ülkeye bile değişen bir durum. Türk kadınlarının canları daha kolay yanarken Almanya’da kadınların gık çıkardığını duymuyorum, Alman erkekleri kıvranırken Türk erkeklerinin gözü bile seğirmiyor gözlemlerime göre. Rus erkekleri benim şimdiye kadar gördüğüm en dayanıklı ırktı.

Featured imageFeatured image

En çok acıyan yerler, eklem üstleri, diz kapağı gibi dirsek gibi, boyun, kafatası, kaburga üstü… Kemiğe çok yakın yerler ve ince dokulu yerler diz kapağı arkası, avuç içi…

Berrak: Avuç içi siliniyor bir de değil mi mürekkep tutmuyor sanırım pek.

Can: Evet pigment tutabilen bir doku değil ve sürekli yenilenen bir doku. Onun dışında knuckles yerleri yani parmak üstleri, ayak üstleri epey acıyor diyebilirim, benim boynumdakiler yapılırken de az çekmedim.Featured image

7) Senin en sevdiğin dövmen hangisi peki? ve de hikayesi? Bir kişisel soru daha soralım.

Astronot dövmesi, New York’da yürüyen yanan bir astronot çalışması Jack Crossing adlı ünlü bir grafik sanatçısının eseri. Özel bir hikayesi yok aslında.

Berrak: Benim de dövmelerimin hikayeleri yok, anlamı da benim üstümde taşımak istediğim semboller oluşu ötesine gitmiyor.
Featured imageFeatured image

8) Peki sence her dövmenin çok özel bir hikayesi, bir anlamı olması gerekir mi? Hani hep sorarlar ya ‘anlamı ne?’ diye. Benim de dövmelerimin hikayesi yok, üstümde taşımaktan haz aldığım, bana güzel şeyler anımsatan tasarımlar sadece, biraz sinir oluyorum mesela bana sorulduğu zaman. 

Bence olmak zorunda değil, olabilir tabii ama bir estetik kaygı taşıması yeterli. Kişi için anlamı olması yeterli bir anlam, çok derin bir alt metin sosyal mesaj vermesine gerek yok. Bu anlam da sana özel olduğu için sorulması da saçma geliyor.

Featured image

henüz ilk seanstayız yaklaşık 3 seans sürecek.

Berrak: Evet aynen. Mesela en son senin bana yaptığın Alphonse Mucha Amethyst dövmesinin bir anlamı yok, ama benim annemin en sevdiği sanatçıdır, çocukluğumda evde, her yerde eserlerini görerek, kitaplarını okuyarak büyüdüm. Bana evi ve çocukluğumu hatırlatıyor, ayrıca art nouveau’ya bayılırım. Annem cam-Vitray sanatçısı dekoratör benim bilmeyen varsa, çalışmalarını da genellikle art-deco/nouveau tarzında tasarlar, ben de yardım ederdim ortaokulda lisede, en son bir ayna yapmıştım bu posterden esinlenip.

Anlamı böyle karışık ve içsel bir şey. Dediğim gibi vücutta taşımaktan haz aldığım bir eser oluşundan başka bilinmesi gereken bir anlamı yok diye düşünüyorum. Yani anlamı var ama yok gibi.

Featured imageFeatured image

9) Dövme bakımı ile ilgili bi soru sorayım, dövme nasıl en iyi bakılır ve dövme solar mı?

Dövme solar evet, ama dövme ne kadar basitleşirse o kadar az solar, haliyle detaylandıkça, realistikleştikçe daha kolay solar, old school ve neo-traditional’a göre. Etrafında kontürü olmayan bir dövme tasarımı, tamamen magnum iğneyle yapılmış dövme, magnum iğne bu arada renklendirme için kullanılan iğne, deri dokusu daha zor tutar mürekkebi. Boldvilhold?? (hiç anlamadım ne olduğunu ben bunun hahaha) diye bir laf vardır dövmecilerde, ne kadar kontürlenirse o kadar uzun süre dayanır. Mesela bir kırlangıç dövmesi, bir portre dövmesine göre daha uzun süre taze kalır. Ama onun eskimemesi için de yapılabilecek şeyler var, kozmetik çok gelişti, dövme bakımı için yüksek a ve d vitamini ihtiva eden dövme bakım ürünleri var, pigmenti koruyabilecek şekilde bakım yapan. Dövmenin ilk 4 haftası zaten yoğun bir bakım gerekiyor, ancak doku iyileştikten sonra da her banyodan sonra bir nemlendirici kullanmak dövmeyi yıllar boyunca koruyacaktır.

Ayrıca güneş kremi kullanmak da çok önemli, yazın güneş kremsiz dışarı çıkmak dövmeyi kaderine teslim etmek gibi birşey. Zaten güneş ışınları normal cildimizi bile ne kadar hırpalıyor, kendinizi özellikle dövmeli cildinizi güneşten korumakta yarar var. Bütün yaz yanıp da kışa doğru tekrar cilt renginiz açılmaya başladığında dövme de sizinle birlikte eski rengine kavuşmuyor, opacity kaybediyor, yani şeffaflaşıyor, kontrastı gidiyor eğer yüksek faktörlü güneş kremi kullanmazsanız. Üstüne buzlu cam koymuşsunuz gibi bir katman daha ölü deri geliyor.

Featured image

10) ilk dövmesini yaptıracak biri mesela, derdi pişmanlıktan öte sıkılmak olabiliyor bazen, hem acısını merak edenler hem de sıkılmaktan korkanlar için en iyi ilk dövme yeri neresidir?

Acısını görmekse konu, görülmeyecek bir yerlere yaptırmalarını tavsiye ederim, daha doğrusu sürekli kendilerinin göreceği bir yere yaptırmamaları mantıklı olur. Mesela kol arkası, omuz, ense gibi aslında boyut çok etken bir faktör değil acıyla ilgili. Ufak dövme ile acıya alışmaya başlarken bitiyor, ancak büyük bir dövmede bir süre sonra uyuşuyor ve insan alışıyor. Tamam sonuna doğru tekrar acı artıyor ama uzun bir süre çok rahat dayanılıyor. O sebeple boyutla alakalı değil ama işçilik anlamında basit bir tasarımla başlamak mantıklı olabilir, acısını görmek ve alerji kontrolü yapmak amacıyla. Bu sadece kaygıları olan biri için önerebileceğim bir yol.

Ben dövmede daha planlı ve programlı, daha büyük parçalardan başlama taraftarıyım, çünkü bir dövme yaptırırken biraz gaza gelme durumu oluyor, gidip kolun en güzel yerine dandik bir tasarım yaptırıyorsun mesela daha sonra daha büyük bir şey yaptırmak istiyorsun, dövme bir alışkanlık, illa ki gerisi geliyor. Daha büyük bir şey yaptıracağın zaman da o ilk ve dandik ufak dövmen ilerlemeni engelleyebiliyor. İlk dövme için daha sonra devam etmeyeceğin bir yere yaptırmak daha mantıklı, ense gibi, hem simetrik hem gözünün önünde değil.

11) İllaki vardır diye soruyorum, hatta ne olduğunu tahmin de edebiliyorum ama asla yapmam dediğin bir tarz ve desen var mı?

Tribal. Kesinlikle yapmam diyebileceğim bir tek bu var sanırım. Tribal yapmak gerçek bir ölüm, mauri dövmelerine bile varım ama tribale asla yokum. Tabii sevmediğim tarzlar da var ama saygı duyuyorum, zevk meselesi.Featured image

12) Beklenen soru… Dövme yaptığınız en enteresan yer neresiydi pipiminçosuna dövme yaptıran var mı? Can Gürgül’den şok cevaplar…

HAHAH aynen beklenen soru. Yurtdışında bir adamın penis köküne yapmıştım tahmin ettiğin gibi. Bir kızın çatalının arasına yapmıştım. Aşağı doğru uzayan bir desen vardı onu kapatmak için devam ettirdik, (bu esnada benim kankam Can’ın da sevgilisi Damla’dan buz gibi bakışlar…) Defalarca vajinaya dövme yaptım.

Berrak: Almanya turları esnasında olduğunu tahmin ediyorum.

Can: Aynen. Türkiye’de de yaptım ama. Bütün mahrem yerlere yaptım sanıyorum, popoya yaptım, memeye yaptım. Dudak içine yaptım.

Berrak: Vay arkadaş…

Can: Bunlar çok enteresan yerler değil bana göre artık, ama en enteresan olarak surata yaptım. O iş baya eğlenceliydi işin doğrusu.

13) Geçen sene sanırım Vogue’da Türkiyenin en iyi dövmecileri arasında gösterildin, bu nasıl hissettirdi sana?

O proje ilk Emrah Özhan’la iletişime geçilerek başladı, Dramatik Tattoo İstanbul Moda’da stüdyosu, Emrah da Türkiye’nin en iyi dövme sanatçılarından biridir. Modelleri ve dövmeleriyle beraber ülkedeki 5 ismi bir araya getirebilir misin diye sormuşlar, daha Emrah’la pek muhabbetimiz yoktu, yolda selamlaşırdık birbirimizin işlerini takip ederdik. Emrah bana, Fahrettin Demir’e, Koray Karagözler ve Rose’a ulaştı, bu tabii ki demek değil ki bizden başka iyi isim yok, benim şahsi favorilerim de var. Kobay takma isimli Emrah Köse, Reşat Gün, Tan çok beğenerek takip ettiğim sanatçılar. Tabii Vogue çok prestijli bir dergi, röportaj vermek çekim yapmak oldukça eğlenceliydi.

14) Türk toplumunun dövmeye bakış açısı hakkında ne düşünüyorsun?

Türk toplumunun dövmeye bakış açısı da bir çok şeye olduğu gibi oldukça skeptik ve bağnaz bana sorarsan, o yüzden ayrı tutmuyorum dövme meselesini. Batılılaştırılmış olan çoğu ideolojiye karşı oluyoruz genelde, ki ne kadar saçma askerlikle ilgili efsanelerle ilgili geyiklerin olduğu bir ortamda toplumun %70inin dövmeli olması çok ironik. Dövmeli komutanların dövmeli erlere laf etmesi hatta psikolojik yardıma göndermesi mesela bana komik geliyor. Aynı şekile birinin Atatürk imzası dövmesi yaptırırken o abdest tutacak mı tutmayacak mı diye düşünülmezken, farklı tarzda dövmesi olan birine otobüste garip bakışlar atılması da aynı şekilde saçma diye düşünüyorum. Üstüne üstlük bunun dini bir altyapıya yerleştirilmesi de garip zira Müslümanlığın yayıldığı tarihlerde, dövme özellikle arap kültüründe varolan bir şeydi, müslümanlığı yayan da kabul eden toplumlarda dövme bir ifade biçimi, bir inanç sembolü, bağlılık sembolü olarak kullanılıyordu. Abdest sebebiyle çarpıtılıyor olması çok üzücü, dövme dediğimiz şey bir pigmentin mikron boyutunda bir iğne yardımıyla derinin dermis dokusuna yerleştirilmesinden ibaret, kıl kökü ya da en son ölü deri ve dermis dokusu arasında katmanlarca fark var, o derinin abdest kabul etmemesi için deriyi kaplaması ve nefes almıyor olması gerekmez mi, sonuçta üstünde tüy çıkan bir deri.Featured image

15) Olaylı sorulara döneyim, en sinir olduğunuz müşteri tipi nedir, varsa tabii?

Sanırım ne istediğini bilmeyen müşteri tipi. Buna istediği şeyle ilgili fikir danışan değil de sıfırdan dövme istiyorum ne yapsam diyenler dahil tabii ki. Ben seni tanımıyorum, düşüncelerini hayatını bilmiyorum ömrün boyunca taşıyacağın şeye nasıl karar verebilirim. Bence bu çok saçma bir şey, müşterinin en azından bir fikir sahibi olması gerekiyor.

Onun dışında benim kişisel hesabıma bile sorular geliyor, ‘dövme ne kadar?’ şeklinde sorular bana çok uyuz geliyor, domates almak gibi bir şey mi sanıyorlar anlamıyorum ki.

Featured image


Can’a zaman ayırdığı için tekrardan çok teşekkür ediyorum, bu yalınlaştırılmış haliydi tabii ki röpörtajın arada müthiş geyikler de döndü.

Can Gürgül’e aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz.

Başarılı dövme sanatçısı Can Gürgül ile dövme hakkında her şey…” üzerine bir yorum

  1. Geri bildirim: İzmir’de alışveriş yapmanız gereken en taze ve en tasarım dükkanlar listesi | berraque

yorumunu paylas!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s