Sevgiliyle eve çıkmak


Merhaba,
Bana gelen Ask.fm sorularından çoğu ilişkilerle ilgili bir şeyler yazmamla ilgili oluyor nedense. Kendimi bir ilişki gurusu olarak görmüyorum neden bu konuda fikirlerim soruluyor bilmiyorum açıkçası, sosyal medyada fazlasıyla transparan olduğumdan dolayı biraz merak, biraz da akıl danışmak olsun diye yazmam istendi sanırım. Açıkçası transparan olduğumu düşünmüyorum yani normal bir insan twitter’ı nasıl kullanıyorsam ben de öyle kullanıyorum, dolayısıyla oldukça kişiselleşebiliyor.

Fazla takipçim var diye sürekli aforizma, sürekli komikli tvit atmam bekleniyorsa, yoo dostum yanlış yere gelmişsin, yoo…

Elimden geldiğince özel hayatımı korumaya çalışsam da bir tarafım sürekli ‘ne var yani kendi hayatım hakkında yazıyorsam’ diye düşünmeden edemiyor. Tabii o anlarda aslında kim olduğunu bilmediğim yüzlerce insana ulaşılır bir hedef olabileceğim aklımın ucundan bile geçmiyor. Tamam fazla takipçim var ama çok da aşırı fenomen değilim, (kendimi kobi fenomen olarak adlandırabilirim sanırım, küçük esnaf gibi ya da butik fenomen, bak bu daha havalı oldu), halka malolmuş biri de değilim, ünlü hiç değilim, bir hizmet, servis sunmuyorum, insanlar niye özel hayatımı merak etsin ve başıma kötü şeyler gelsin ki. Ancak o işler öyle olmuyormuş.

Açıkçası istediğim her konudan bahsedebildiğim o eski blogger günleri özlüyorum.


Bugün ele alacağım konu, Türk ailelerin tabusu, çiftlerin ‘hayali’ ya da ‘korkusu’, sevgiliyle eve çıkmak.

Bildiğiniz gibi ben erkek arkadaşımla aynı evde yaşıyorum, yaşım 25, İzmir’den katılıyorum. (mm modern)
İşin ailevi boyutu ile ilgili pek bir yorum yapamayacağım, zira benim aile yapım Türk aile portresinin biraz dışında kalıyor, şayet ki o resmi Jackson Pollock çizmişse, benim ailem o resme tam olarak uyardı. Dolayısı ile konuyu ilişki bakımından ele alsam herkes için daha faydalı olacak gibi görünüyor.

Baskıcı ailenizden kaçmak için sevgilinizi kullanmayın

Eve çıkma konusundan değil, bu sahte kurtuluşu direkt evlenerek yapmaya çalışanlar bile var. Size bir şey söyleyeyim o halde, hayatınızın hatasını yapıyorsunuz. Bir insanla, özellikle sevgilinizle aynı evde yaşamak, ilişkiyi tamamen başka bir boyuta taşıyor. Zamanında ailenizin sizden beklediklerinin bir anda havaya karışıp yok olacağını sanıyorsunuz ancak durum öyle olmuyor. Bambaşka sorumluluklar ve beklentilerle yüzyüze kalmanız çok muhtemel.

Bu tür balıklama atlama olaylarında ilişkiler genelde çok taze oluyor, iki taraf da daha ne olduğunu bile anlamadan birbirine tutunup kurtuluşu birbirlerinde gördükleri anda eve çıkma heyecanıyla aslında birbirlerini tam olarak tanımadıkları gerçeğini tamamen bir kenara itiyor.

Fakat farkında olmadıkları ‘cicim ayları’ gerçeği yüzlerine vurduğu zaman ne kadar büyük bir hata yaptıklarını anlıyorlar. Şimdi ailenizden de uzaksınız, zamanında çok aşık olduğunuz kişiye de. Biriyle eve çıkmadan önce huyunu suyunu kavrayın, bir insanı alışverişte, seyahatte değil aynı evde yaşayarak tanıyabilirsiniz. Sanırım en sağlıklısı böyle bir karara varmadan önce bir kaç haftalık periyotlarla aynı evde vakit geçirmeniz.

Beklenti, sorumluluk ve fedakarlık vs. Cinsiyet rolleri

Yukarıda bahsettiğim şu 3 kelime, aynı evde yaşarken yapılan tartışmaların değişmez konu başlıkları arasında ön sırayı işgal ediyor. Ailenizle yaşamıyorsunuz diye sorumluluklarınız olmayacak diye bir durum yok. Ev işlerinden harcamalara, harcamalardan hayatınızı yeniden şekillendirmeye kadar uzanan bir alt listesi var aynı evi paylaşmanın.

Tam zamanlı çalışan kimse ona daha az ev işi düştüğü kesin, ancak iki kişinin de tam zamanlı çalıştığı durumda ev işleri de bölüşülüyor, kadının ne şekilde çalışırsa çalışsın yemek ve temizlikten sorumlu olması saçmalık. Kimin vakti varsa o yapar arkadaş. Arada çıkan pürüzler de olsun varsın, tartışma çıkartacak kadar sorun olmadığı sürece karşılıklı ufak fedakarlıklarla sorun çözülür. Zaten ilişkinin göbek adı fedakarlık bana kalırsa.

Bence ilişkide en önemli şey iletişim abi…

A post shared by Berrak (@berraque) on

Sanırım ev düzeni konusunda ortayolu bulmaktan ziyade çifti eşit derecede titiz ve eşit derecede pasaklı olması daha önemli. Aynı şekilde anlayışlı olmanın da öneminden bahsetmek durumundayım. Gün gelir eliniz gitmez, canınız istemez, ya boşver sonra yap/yapalım diyebilmek gerekiyor. Zamanında bana pasaklı bile diyenler oldu zira asla kabul etmiyorum, anasını sattığımın evini her gün mü süpüreceğiz, her düşen toz zerresini nasıl tutayım dalyar__k. Çok afedersiniz kendimi kaybettim bir an… Neyse demem odur ki insanca yaşayınız, hem temizlik hem kafa rahatlığı anlamında.

Erkekler; playstation ve oyuncaklar

Bilmiyorum herkesin ilgisi olmayabilir böyle şeylere ancak genellemek gerekirse uzun playstation oyun seansları, poker geceleri ve çok pahalı oyuncaklara aylık bütçe ayırmaya hazır olun. Nasıl bizim ayakkabı, makyaj malzemesi takıntılarımız varsa onların da bir kaç hobi harcaması var.

Olay şu ki çalışan insanın kendine para harcaması gerekiyor, kendine para harcamadığı zaman ‘ben neden çalışıyorum ki’ düşüncesi gark ediyor. Bana öyle oluyor en azından, lanet olsun ki kapitalist düzenin kölesiyiz dostum, demek istemesem de bunun doğru olduğunun çoğumuz farkındayız.

ilişkinin başında olduğu gibi 7/24 kıç kıça olmamak gerekiyor, bazen salonu gönlünce fifa oynayabilmesi ve istediği gibi maç izlemesi için ona bırakmak iyi bir fikir zira aynı evin içinde kendi kendinize zaman geçiremiyorsanız malesef yakında birbirinizden sıkılacaksınız demektir. Aynı şekilde arkadaşlarınızı da ayırabilirsiniz, elbette ki sevmediğiniz arkadaşları olacak, ve o da belki sizin bazı arkadaşlarınızı sevmeyecek, aynı ortamda olmak zorunda kalacaksınız ve saygı duymaktan başka yapacak bir şeyiniz olmayacak. Neyse ki bu konuda çok şanslıyım. Ancak sevmediğim arkadaşları olsaydı da sesimi çıkarmazdım, bana bir yamuğu olmadığı sürece.

Herkesin takıntısı var

Evet var, ve bu takıntılara mümkün olduğunca saygı göstermezseniz devlerin aşkını yaşıyor bile olsanız kavgalar ve sonuç olarak ilişkide çatırdamalar başlayacaktır. Kendimden örnek vermem gerekirse benim takıntım buzdolabı. Hiç param olmasa bile elimden geldiğince buzdolabını ve mutfak erzağını dolu tutmaya çalışırım, neden bilmiyorum çok şükür orta hallice bir ailede aç kalmadan yaşadım ama her an zombi istilası olacak gibi temkinli yaşıyorum bu konuda. Mutfağa bu kadar yatırım yapmak ara sıra Mete’yi sinir etse de artık ikimiz de orta yolu bulduk sayılır.

Mete’nin takıntısı ise süper kahraman figürleri. Şimdi sizin gözünüzün önüne plastik ekşın menler geliyor olabilir ama yoo dostum bu öyle bir şey değil. Elle yapılmış dünya üzerine 500 tane olan tanesi en az 200 dolardan başlayan sanat eserlerinden bahsediyorum. Her ay 1 tane almazsa adeta kaşınmaya başlıyor. Benim işsiz olduğum dönemde bile bu huyundan vazgeçmedi, bir yerlerden arttırdı biriktirdi. Benim zaman zaman sinirimi bozmadı değil oraya giden parayla neler yapılırdı diye düşünmeden edemedim ancak eğer hoşuna gidiyorsa yapsın tabii.

Olduğun gibi gel

Aynı evde yaşamanın problem yaratacağı tek ve en genel, tüm tatsızlıklara sebebiyet veren durumu aslında iki kişinin birbirini aslında tanımamış olmasından kaynaklanıyor. Hele biri toysa ve karşısındakini değiştirmeye çalışıyorsa, zaten aslında hiç birbirlerini sevmemiş olmamalarından bahsetmiyorum bile, o hanede kılıçların çekilmesi kaçınılmaz oluyor. İlişkinin normali karşındakini tanıyıp olduğu gibi sevmek, bunu açık şekilde belirtmek bile bana saçma geliyor. Eski ilişkilerimden çevremde yoluna gitmeyen ilişkileri görerek anladım ki, insanlar fantazi dünyalarında yarattıkları kişiden hoşlanıyor, zaman ilerlediğinde karşı tarafın hayallerindeki gibi biri olmadığını anlayınca hır gür çıkıyor.

Biz anamızdan böyle gördük

A post shared by Berrak (@berraque) on

Kimse kimseyi değiştiremez, birini değişime zorlamak ise bana kalırsa birine yapılmış en büyük saygısızlıklardan biri. Sevmek karşındakini iyi ve kötü yönleriyle sevmek, öyle kabul etmek değil midir gönül dostları? Hayaller vs. gerçekler capsi geliyor hazırsanız.

Darlama ve trip

Bu aynı eve çıkmanın ilk 3-4 ayında (en az) kesinlikle olan bir durum. İki taraf da düzen değiştiriyor, iki taraf da alışma devresinde. Dolayısıyla tabii ki bir hır gür çıkacak. Karşındakini hiç görmediğin şekillerde göreceksin, kafanı duvara vurup pişman olacaksın belki ama geçecek. Garip kıskançlıklardan tut, çoraplar kayıp kavgasına kadar bir çok tartışma yaşanacak bu alışma devresinde. Şayet ki o dönem birbirinizi iyi idare edip neye sinirlendiğinizi karşılıklı anlayıp ona göre oynarsanız, tebrik ederim siz birbiriniz için yaratılmışsınız.

Biriyle aynı evde yaşamaya başlamak o kişiyi baştan tanımak gibi, ev insanın gerçek anlamda kendi gibi olduğu yerdir. Yeri geldiğinde makyajsız, yeri geldiğinde pasaklı, bazen yataktan çıkmayan… Sevdiğiniz insanı her haliyle görmeye hazır olun. Hala seviyorsanız zaten sizin için önemli olan ne yaptığı nasıl yaptığı değildir. Tabii karşınızdakinin sizin hakkınızdaki fikrinin değişmemesi de önemli. Zira aynıları sizin için de geçerli.

Saygı duruşu ve kapanış

Bana kalırsa sevgiliyle eve çıkmak şayet ki yaşlar uygunsa, ailelerden onay geldiyse, ciddi düşünülüyorsa kesinlikle yapılması gereken bir şey. Yani kesinlikle demeyeyim ama birbirini seven iki kişi olmak ayrı bir şey, aynı evi paylaşmak apayrı bir şey. Sevginin yetmediği, saygı ve uyumun da sevgi kadar ömenli olduğunu ve iki kişinin gerçekten birbirlerine uygun olup olmadığını ancak yanı evde yaşayarak öğrenebilirsiniz. Hele ki olay evliliğe doğru gidiyorsa, imzadan hatta yüzükten önce böyle bir deneyim bana kalırsa en sağlıklısı.

Ayrıca sevdiğin insanı her gün görmek, birlikte uyanmak, kötü anında ilk aradığı, yardıma ilk koşan olmak, sevdiği yemeği yapmak gibi küçük ama yüzündeki sevimli ifadeyi görmeni sağlayan jestler yapmak gerçekten alışma döneminde çıkan hır güre değiyor (ne kadar aynı dili konuşursanız konuşun o hır gün bir süre çıkıyor). Bunun yanında ilişki yeterli cıvıklığa erişmişse durduk yere ‘sıkıldım hadi reklam müziğinde breakdance yapalım’ gibi eğlenceli ritüeller de edinebilirsiniz, bu da bana kalırsa sevgili olmadan önce arkadaş olmanın öneminin altını çizen bir cümle oldu, mesajı aldınız mı?

Sevgiliyle eve çıkmak” üzerine 3 yorum

  1. Ya ben sunu sormak istiyorum eve cikmadan once su bahsettigin tedirginligi sen kendi acindan yasamadin mi yani evet sevgilini en komik cirkin pasakli halleriyle goreceksin de bu sorun degil zaten bir erkegin ne kadar degisebilir ki en bakimliyla en bakimsiz hali yani durum senin icin nasil bilmiyorum ben acikcasi 2 farkli tipe burunuyorum disaridan geliyorum sac bas daginik makyaj yok ev tisortu ile disaridaki halim cok farkli ya ilk zamanlar yataktan kalktigim o sumuklu halimi gorecek ve benden soguyacak korkusunu yasamadin mi?

    Beğen

yorumunu paylas!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s