Lomography Store ile Size La Sardina Czar Hediye Edelim Dedik!

Merhaba herkese, Bildiğiniz üzere son zamanlarda çoğu fotoğrafımı La Sardina Czar ile çekiyorum, Lomography Store ile La Sardina’nın en sevdiğim özellikleri, çektiğim fotoğraflar ve daha bir sürü şeyle ilgili bi röportaj yaptık, henüz okumadıysanız önce sizi oraya ışınlayayım. Son çektiğim filmleri de geçtiğimiz hafta aldım, şahsen filmli makina kullanmakta pek usta olduğumı söyleyemem gerçekten allah…

Bölüm #1: Kahve, kahve, kahve…

Kahve. Muhtemelen, sudan sonra dünyamızın gelmiş geçmiş en yoğun tüketilen içeceği. Peki kahve’yi yeterince tanıyor muyuz. Tabii ki tanıyoruz, fakat ben yine de bugün biraz kahveden bahsetmek istiyorum zira geçtiğimiz gün farkettiğim üzere, sabahları beni artık tek kahve kesmiyor. Çorba gibi instant kahve içerek ayılan biri olarak bu durumu nasıl çözerim diye düşündüm ve kahhve.com‘dan…

Yeni neler var: Ağustos

Bu aralar neler aldım, neler denedim bi özet geçeyim dedim. Tam bu yazıyı bitirmişken işten çıkarıldığım haberini aldım, hem de bir facebook notification’ıyla. Yazıklar olsunlu bir gün oldu, fakat keyfimi daha da kaçırmak istemiyorum ancak Container Hall ile bir bağlantım kalmadığını da belirteyim. Sinirimden mercimek yemeği yaptım, hemen içimdeki taşra sıcacık kollarıyla savunmaya geçti. Ama…

İstanbul’da 10 Gün: Aşk/Nefret

İstanbul’da 8. günüm, uzun süredir bu kadar uzun kalmamıştım, günlerimi 10’a tamamlayıp İzmir’e döndüm. İstanbul oldum olası gözümü korkutuyor, kalabalık, kaotik, bomba patlamalı, terör estirmeli, beton ormanı, aşırı pahalı, kimin ne olduğunu, neden zengin, nasıl zengin, neden kibirli, neden yargılayıcı olduğunu anlayamadığım ve turist olmaktan keyif aldığım bir şehir. Fakat bu sefer yargılarımı bir kenara…

Lomography Store işbirliği ile; La Sardina’dan fotoğraflar çıktı!

Merhaba! Geçtiğimiz bahar’da lomography.com.tr‘nin gönderdiği La Sardina ile çektiğim fotoğrafları sonunda tab ettirebildim. İzmir’de 50 liraya banyosu yapıldığı için, biraz da benim eve geri taşınmam, yazlığın açılması, benim ordan oraya sürüklenmem sebebiyle fotoğrafları banyoya vermeye vakit bulamamıştım. İstanbul’a gelmişken, hazır Sirkeci’ye de gidiyorken, yol üstü fotoğrafları da bıraktım. İstanbul’dan manzaraları başka bir postta paylaşayım, şimdilik…

Hop, neler oluyor?

Aylardır ağlaşıp, kilo almam dünyanın sonuymuşçasına her yönteme başvurduğum kilo verme serüveninin sonuna geldik. Kilo verdim ve hayatımda hiç bir şey değişmedi… Tabii ki de birden bire hayatımın toz pembe olmasını beklemiyordum ancak kafamda o kadar büyütmüşüm ki bu meseleyi, eski halime dönünce her işime daha iyi odaklanırım, moralim daha zor bozulur falan sanıyordum. Öyle…

Hafif haftasonu kayıntısı; Sarmaşık otlu yumurta

Merhaba herkese, Bizim burada bir pazar var, sektörünün lideri, çorap reyonlarından ege otlarına adeta pazarların yıldızı. Her gittiğimde değişik bir şey görüp pazarcı amcalarla olan samimi diyaloglarım sayesinde tarifiyle birlikte alabiliyorum. Bugün de haftalık sebze stoğu yapma amacıyla yağmura göğüs germeyi bile göze alarak pazara gideyim dedim. Pazar benim için bir tutku, tabiri caizse bir…

Eşkiya kedinin hazin sonu

Bugün Berrak’a kedi şoku manşetleriyle uyandım. Sabah huzurlu uykulardan kabuslarla uyanmayı bile daha çok tercih ederdim ancak, kabus gibi kedi ciyaklamalarına uyandım. Gözümü açtığım an, biri eve girdi, o kadar psikopat biri ki bilgisayar telefon çalmak yerine kedimiz Leia’ya işkence ediyor gibi düşündüm, uyku sersemi daha iyi bi olasılık yokmuş gibi geldi. Neyse, salona koştum…

Ağızda dağılan un kurabiyesi – dikkat korkunçlu tarif!!!

Merhaba herkese, Umarım haftasonunuz iyi geçmiştir, benimki iyi geçti ancak Pazartesi’ye işle ilgili saçmasapan yürek kalkıntılarıyla başladım ve bu hoşuma gitmedi. Neyse her şeyin hayırlısı, en azından Leia bugün biraz uslu diye kendimi avutadurayım, haftalardır canımın çektiği ancak Mete sevmediği için yapamadığım un kurabiyesi tarifine geçeyim uzatmadan (UZATTI BİLE). Bu tarif yaparken epey korku dolu…

Çok süper, mayalı yumuş poğaça (peynirli)

Şimdi arkadaşlar, poğaça dendi mi benim için bu tarifin iki yolu var. Biri pufidik ve mayalı, diğeri yağlı, mahlepli ve kıtır kıtır. Geçtiğimiz haftasonu annemleydim, Güzelbahçe’deki evin dev mutfağını öyle özlemişim ki kendimi hemen mutfağa attım ve mahlepli olanı yaptım. Mahlepli poğaça yağlı bir hamurla yapıldığı için biraz ağır oluyor, bugün sizinle paylaşacağım tarif ise…